Suriye’nin Başkenti Şam’ın Tarihi

Şam, Suriye’nin başkenti ve en önemli şehri olarak kabul edilmektedir. Şehir merkezi Akdeniz’e sadece 100 km uzaklıkta bulunmaktadır. Şam’ın denizden yüksekliği 685 metredir. Şehrin kuzey tarafında Kasiyun Dağı, batı tarafında Lübnan Dağları, diğer tarafları ise büyük ovalarla çevrilidir. Ayrıca şehrin ortasından Barada Irmağı geçmektedir. Son zamanlardaki betonlaşmanın etkisiyle Şam’ın yeşil görüntüsü bozulmaktadır. Şam çok iyi bir karayolu ve demiryolu ağına sahiptir. İki adet demiryolu ağıyla Beyrut, Halep gibi ülkenin diğer büyük şehirlerine bağlanan Şam şehri uluslararası havalimanıyla da Dünya’ya açılmaktadır.

Dünya tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Şam’da tarih boyunca birçok medeniyet hâkim olmuştur. Bu bölgede sırasıyla Firavunlar, Aramiler, Fenikeliler, Amelikalılar ve İbraniler hüküm sürmüştür.

Hazret-i Davud ve oğlu Süleyman aleyhisselam döneminde Şam’ın etrafı İsrailoğulları Devletinin hâkimiyeti altına girmiş. Ancak sonra Asurlular ve Babilliler bu bölgeyi işgal etmişlerdir. İran hükümdarı Keyhüsrev Babil Devletini yıkmış ve ülkesinin sınırlarını Akdeniz’e kadar genişletmiştir. Şam bu dönemde İran hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender’in gelişine kadar İran hakimiyetinde olan Şam, İskender tarafından işgal edilmiştir. Büyük İskender’in ölümüyle beraber kumandanları arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başlamış ve Şam bölgesi birçok kanlı çatışmaya şahit olmuştur. Şam daha sonra Selefkiler tarafından alınmıştır. Selefkelilerin bu bölgede kurdukları devlet Suriye Devleti ismiyle duyulmuştur.

Şam m.ö. 64 yılında Romalıların idaresine girmiştir. Şam bölgesinde bulunan Filistin, Romalıların hüküm sürdüğü dönemde Hristiyanların umumi ziyaret yeri olmuştur. Romalılar Hristiyan Arapları da bu bölgeye yerleştirmiştir. Bu sayede Şam bölgesi kısa sürede bir piskoposluk merkezi olmuştur. Bizans İmparatoru I. Theodosius döneminde Şam’da bir kilise inşa ettirilmiştir. Bu kilisenin içine Yahya aleyhisselamın başının bulunduğu bir türbe de İmparator tarafından yaptırılmıştır. Bizans devrinde Romalılarla İranlı Persler arasındaki savaşlarda büyük zararlar gören Şam bölgesi, son olarak Bizans’a bağlı Gassanilerin hâkimiyeti altında kalmıştır.

Daha sonra Şehir Hazret-i Ömer’in halifeliği döneminde Halid bin Velid ve Ebu Ubeyde bin Cerrah komutasındaki İslam orduları tarafından fethedilmiştir. Emeviler döneminde ise İslam Devletinin hilafet merkezi olmuştur. Başta Emeviyye Camii olmak üzere birçok cami ve medrese yapılmıştır. Abbasiler zamanında hilafet merkezi Bağdat’a nakledince Şam önemli bir ilim, kültür ve ticaret şehri olma özelliğini korumuştur. Abbasilerden sonra Fatımiler döneminde Şam’da büyük karışıklıklar çıkmıştır. Bu karışıklıklarda çıkan yangınlarda Emeviyye Camii’de yanmıştır. 1076’da Büyük Selçuklu Emiri Atsız komutasındaki ordu tarafından alınan Şam’da, hutbe yeniden Abbasi halifesi adına okutulmuştur.

1154’te Halep Atabegi Nureddin Zengi’nin hakimiyetine giren Şam’da büyük gelişme ve değişiklikler görülmüştür. Şam daha sonra haçlı seferleriyle yıpratılmaya çalışılsa da Memlukler zamanında gelişmesine devam etmiştir. Memluklerin hakimiyeti sırasında kısa da olsa bir Moğol istilasına uğrayan şehir sonra tekrar Memluklere geçmiştir. Memlukler zamanına şehirde bir çok medrese cami ve köşkler inşa edilmiştir. 1400 yılında Timur Han Şam’a yaptığı bir akınla Şam’ı ele geçirip ilim adamlarını ve zanaatkârları Semerkant’a götürmüştür.

Şam’ın Osmanlı hâkimiyetine girişi ise Yavuz Sultan Selim döneminde olmuştur. 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Memluk Sultanı Kansu Gavri’yi mağlup ederek bütün Şam bölgesini Osmanlı hâkimiyetine almıştır. Osmanlılar döneminde Şam’da bir cami ve medresenin yanı sıra ticaretin gelişmesi için han ve kervansaraylar da yapılmıştır. Böylece Şam Mekke ve Medine’ye giden hac yolu üzerinde en önemli durak noktalarından biri haline gelmiştir. Şam bundan sonra 1.Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır. 1.Dünya Savaşında Osmanlı Hakimiyetinden çıkan Şam’da Mart 1920’de Suriye Devleti bağımsızlığını ilan etmiştir. Şam, Nisan 1920’de Fransa’ya Suriye ve Lübnan üzerinde manda hakkı tanınmasıyla Temmuz 1920’de Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Suriye, 1946 yılında tam bağımsızlığını ilan ettikten sonra Şam başkent olarak belirlenmiştir. Şam 1946’dan günüme Suriye Devleti’nin başkenti olmasını sürdürmektedir.

Başa dön